2010'DA NASIL BİR TÜRKİYE?




"2010'da gelirimiz artacak, adalet yerini bulacak, Kürt sorunu diye bir şey kalmayacak, öteki-bizimki kavgası olmayacak, siyasetçiler birbirleriyle hep iyi geçinecek…" Gerçekler, bu hayallerin ne kadarını karşılıyor? 2010 Türkiye'sini kendi alanlarında uzman isimlerden; Altan Öymen, Ece Temelkuran,  Prof. Dr. Ercan Çitlioğlu, Yalım Eralp, Adil Gür ve Avukat Turgut Kazan'dan dinledik.

Cemal Subaşı

ALTAN ÖYMEN:
"ŞEF ÇOK, KIZILDERİLİ YOK"

İktidara yönelik eleştirilerin arttığına, ama muhalefetin yetersiz olduğuna dikkat çekiyor. Türk siyasetindeki asıl sorunun yüzde 10 Türkiye barajı olduğuna inanıyor. Deneyimli siyasetçi, gazeteci, yazar Altan Öymen'e göre küçük partilerin bir araya gelmesi hatta birleşmesi durumunda Türk siyaseti rahatlar. Öymen, siyasi partilerin bugününü ve yakın geleceğini değerlendirdi.




AKP'NİN GELECEĞİNİ NASIL GÖRÜYORSUNUZ?
2002-2007 arasındaki ilk döneminde AB, ekonomi gibi konularda başarılı adımlar attı. İkinci zaferinden sonra hazımsızlığa uğradı. Başbakan Erdoğan, "Ben bütün Türkiye'nin başbakanıyım" diye bir konuşma yaptı. Ama sonra bunu unuttu; sadece bir kesimin başbakanlığını tercih etti. Partiler arası ilişkilerin daha da bozulmasında rolü oldu. Küresel krize yaklaşımı yanlıştı. Kürt sorunu için mutlaka bir şeyler yapılmalı. Ama alt yapısı hazırlanmadan yapılan girişimler sorun yarattı. 2007'de Meclis'e giren DTP'ye selam dahi vermedi. Randevu isteklerini reddetti. Bu çok yanlış bir şeydi. Nitekim sonra görüşmeye başladı. Ama aradan geçen zaman içinde hem vakit kaybetti, hem de "Kürt açılımı" dediği konuda inandırıcılığını yitirdi. CHP'ye önce İçişleri Bakanı'nı göndermekle yetiniyor, sonra kendisi gitmek istiyor. Muhalefete mektup yazıyor. Anlaşmaya gitmek istiyor ama, muhalefetin zıddına gider gibi konuyu Meclis'e 10 Kasım'da getiriyor. Demek ki uzlaşma istemiyor. Polemik istiyor. Tüm bunlar kamuoyunda görülüyor. Genel seçimlerde oyları yüzde 47'ydi, yerelde yüzde 38'e düştü. Anketlerde yüzde 30'larda görünüyor. Bu düşüşün devam ettiğini gösteren emareler var.

NASIL BİR POLİTİKA İZLİYOR, MUHAZAFAKAR, MİLLİYETÇİ, İSLAMCI?
Hepsi olmak ister gibi davranıyor. Kürt açılımı için Müslümanlığı vurguluyor, MHP'nin rekabetine karşı milliyetçiliği.

CHP İÇİN NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Yüzde 10 baraj sisteminin değişmesi için diğer partiler ile işbirliğine girmeli. Kadrolarını gençlere daha fazla açmalı. Tabanını genişleten bir halk partisi olmalı. Bunlar temennilerim. Her alanda kendi projeleri olmalı. Sorunlara çözüm getirmenin öncülüğünü üstlenmeli.

OYUNU ARTIRMASINI BEKLİYOR MUSUNUZ?
Bugünkü tabloya bakarak oy oranının artmasını bekliyorum. Ama iktidar olmalı.

CHP'NİN POLİTİKASI İÇİN NE DENİLEBİLİR?
CHP sol bir parti tabii. Bu geleneğine bağlı olarak sol politikaları geri planda tutmaması lazım. Sol politikaları biraz geride tutan bir izlenim verdi CHP, bu izlenimi değiştirmeli.

MHP'Yİ NASIL GÖRÜYORSUNUZ?
Çok sert. Parti için faydalı olabilir mi, bilemiyorum. En yüksek oy oranına 1999 seçimlerinde ulaştı. O zaman, Devlet Bahçeli'nin daha dikkatli, merkeze yönelik politikaları vardı. 1980 öncesi vurucu, kırıcı sahnelerin ortadan kalkmasında Bahçeli'nin önemli rolü oldu. Ama şimdi kendisi de daha kavgacı sözler kullanmaya başladı. Bunlar tabanındaki heyecanlı seçmeni etkileyebilir, ama geniş kitleleri ürkütebilir. Oy oranını artırsa bile fazla olacağını düşünmüyorum. Türk seçmeninin kavgadan hoşlandığını sanmıyorum. Siyasette gülümseme azaldı. "Vatan haini" sözü enflasyona uğradı.

DTP'NİN GELECEĞİ NASIL OLUR?
Zoru başararak, bağımsız adaylar projesi ile TBMM'ye girdi. Özellikle Doğu ve Güneydoğu'da onlara oy veren büyük bir kesim var. Kürt açılımı çerçevesinde AKP, DTP ile temasa geçmekte geç kaldı. Bu süreçte DTP'nin de kendini yeniden gözden geçirmesi lazım. Fakat varlığını muhafaza edeceğini düşünüyorum. 2011 seçimlerinde de bağımsız olarak TBMM'ye girecektir. Ahmet Türk sağduyulu bir isimdir. Bir müzakere partneri olarak onunla olumlu görüşmeler yapılabilir. Karşısındakine empati gösterebilir. Tabii, ona da empati gösterilmelidir. Çok tecrübeli bir siyasetçi…

DEMOKRAT PARTİ, ABDÜLLATİF ŞENER, MUSTAFA SARIGÜL GİBİ SİYASET SAHNESİNDE KENDİNE YER ARAYAN İSİMLER VAR. BUNLARDAN SÜRPRİZ YAPABİLECEK VAR MI?
 Keşke seçimde belirli ilkeler için güç birliği yapabilseler. Çok iyi olur. Ama olmuyor. Şef çok, Kızılderili yok.

TÜRK SİYASETİ NEREYE GİDİYOR?
Yaşım gereği olsa gerek, iyimser biriyim. Türkiye, demokrasi alanında büyük tecrübeler kazandı. Bunlardan faydalanılmalıdır. Demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin savunucuları eskisine göre çok daha fazla. Kadın haklarının savunucuları da çok daha fazla. Bunları ortadan kaldırmak, azaltmak mümkün değil. Bu nedenle karamsar olmamak gerek. Sağda Demokrat Parti'nin (DP) dikkatli izlenmesinde fayda var. Birleşmeden sonra sağda açılım yapmaya hazırlanıyor. Abdüllatif Şener de birikimi olan isim. Belki DP ile yakınlaşır. 2010'daki ekonomik vaziyet siyasete de yön verecek. İşsizlik meselesi çok etkili olacak. Muhalefet partileri için önemli olan şey, yüzde 10 barajını aşmanın yolunu bulmaları. Bunu başarırlarsa, bugünkü siyasal tabloyu değiştirebilirler. Bugünün sorunlarına çözüm yolunu açabilirler.


#
#
#
#
#
#

Yorumlar
 
  

  YAZARLAR
  FOTO GALERİ
  ÖZEL


KORKUSUZ KADININ HİKÂYESİ
Üzerinde, siyah kısa kollu tişört, siyah pantolon, siyah botlar vardı. Yüzü deforme olmuştu. Kaza geçirdiğini düşündüm.
  VİDEO GALERİ
  AYIN FOTOSU
DB
Copyright Tempo Dergisi | Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. Hürriyet Medya Towers 34212 Güneşli - İstanbul