2010'DA OTOMOBİLLERİ prize TAKACAĞIZ

Otomotiv endüstrisi, 2010 yılıyla birlikte yeni bir çağa adım atacak. Var olan trendleri tamamen değiştirecek bu yeni dönemde, petrole bağımlı otomobiller yerini elektrik enerjisiyle hareket eden yeni nesil araçlara bırakacak.
Emre Özpeynirci
Elektrikli otomobiller, 2009'da konsept versiyonlarıyla vitrine çıkmıştı. Son yıllarda süren hummalı çalışmalar, 2010'da bu araçları hayatımıza sokacak. Onları yollarda görmemize sayılı günler kaldı. İlk seri üretim elektrikli otomobillerin 2010'da tüm dünyada satışa sunulması beklenirken, önümüzdeki 10 yılda toplam otomobil satışlarının yüzde 20'ye yakınının yeni nesil elektrikli araçlardan oluşacağı tahmin ediliyor. Tabii bu arada 10 yılda sadece elektrikli araçların pillerini geliştirmek için 30 milyar doların üzerinde yatırım yapılacağını söylersek, bu işin ne kadar ciddi olduğunu daha net ortaya koymuş oluruz.
Otomotiv dünyası, şu anda sahip olduğu petrole dayalı altyapısına, fabrikalarına ve know-how'ına rağmen yeni bir çağa girmek için niye bu kadar uğraşıyor dersiniz? Sebebi çok açık. Sektörün 100 yılı aşkın süredir ana 'güç kaynağı' olarak kullandığı petrol bir taraftan azalırken, diğer taraftan bu azalmaya bağlı olarak fiyatında hızlı yükseliş yaşanıyor. Bir de bunlara petrolün çevre koşullarını olumsuz etkilemesi eklenince, otomotiv sektörü son yıllarda alternatif enerjiler üzerindeki çalışmalarını hızlandırdı. Tabii gelişmiş ülkelerin, otomobillerin çevreye saldıkları karbondioksit salınım oranlarında zorunlu kısıtlamaya gitmesi de bu süreci hızlandıran etkenlerden biri.
Son yıllarda petrolün yerine alternatif arayan üreticiler, aslında yıllardır pek çok sistem üzerinde çalışıyor. Daha az yakıt tüketen ve elektrik motoruyla desteklenen hibrid otomobillerden yakıt hücresine, hidrojenden bio yakıta pek çok alternatif enerjiyi kullanan otomobillerin, artık hangi yönde ilerleyeceği konusunda kafalarda oluşan soru işaretleri kayboldu. Yenilenebilir enerjinin geleceğe yön vereceği konusunda hemfikir olan otomobil üreticileri de, hem karbondioksit salınımından yoksun otomobiller üretmek hem de tükenmekte olan kaynaklardan uzaklaşmak için 'elektrikli otomobil' çağının önümüzdeki dönemin en önemli trendini oluşturacağını açıkça ortaya koydular.
FRANKFURT'TA ORTAYA ÇIKTI
Yapılan yatırımlar ve geliştirilen konsept otomobillerle, gelecekte kullanılacak alternatif enerji konusundaki sis perdesi aralanırken, sektörün en büyük organizasyonlarından Frankfurt Otomobil Fuarı'nda da bunu kanıtlar nitelikteki modellerin ön gösterimi yapıldı. Elektrikli araç konusunda, hibrid otomobil üretimiyle tecrübe kazanan Japonlar'ın, sektörde büyük bir avantaja sahip olacağı tahmin edilirken, diğer büyük üreticilerin de bu konuda yeterli teknolojik donanıma sahip olduğu hatta seri üretime yakın bir zamanda başlayacağı anlaşıldı.
Özellikle Fransız Renault, geleceği elektrikte gören firmaların başında geliyor. Frankfurt'ta dört elektrikli konsept modelini dünyaya tanıtan Renault, bu modelleri 2010 yılından itibaren seri üretime hazır hale getireceğini açıkladı. Fluence Z.E (zero emission - sıfır emisyon) ise Bursa'da üretilecek ve Renault'nun bu çağdaki ilk aracı olacak. Renault'nun, pahalı teknoloji olarak görülen elektrikli otomobili, kolay ulaşılabilir fiyatla halkın beğenisine sunma konusunda ön ayak olması, bunun en büyük örneği olarak dikkat çekiyor. Diğer bir yandan, General Motors (GM), ABD pazarında Chevrolet markası altında pazara sunacağı Volt modelini, Avrupa'da Opel Ampera ismiyle pazarlayacak. Citroen ve Peugeot markalarından oluşan Fransız otomotiv grubu PSA da, Japon Mitsubishi'nin geliştirdiği iMIEV elektrikli aracını baz alarak 2010 yılı sonu itibariyle Avrupa'da elektrikli otomobil satışına başlayacak.
Sonuç itibariyle, 2010 yılında otomobilleri artık fişe takmaya başlayacağız. Bunun en somut örnekleri de ocak ayında Detroit'te (ABD), martta Cenevre'de düzenlenecek uluslararası otomobil fuarlarında ortaya çıkacak.
Büyük üreticiler yükselen satış rakamları nedeniyle küçük sınıfa ağırlık verirken, dünyaca ünlü Türk tasarımcı Murat Günak ve ünlü fütürist Alphan Manas'ın ortaklığında geliştirilecek 'Türk malı' elektrikli otomobil projesi de bu konuda yapılan en büyük yatırımlardan biri olarak dikkat çekiyor. İlk olarak üç kişilik şehir otomobili, dört kişilik aile tipi sedan ve hafif ticari versiyonlarla yollara çıkacak olan bu araçlar, Türk otomotiv piyasasında ciddi rekabetin yaşanmasına da öncülük edecek.
YEPYENİ SINIFLAR DOĞACAK
Elektrikli otomobillerin hızla hayatımıza girmesiyle birlikte, hem tasarımlarında hem de özelliklerinde farklılıklar olacak. Elektrikli otomobillerde piller ağır olduğu için araçlar daha hafif malzemeyle üretilirken, özellikle küçük otomobillerde farklı sistemler kullanılacak. Bu da yeni segmentlerin doğmasını sağlayacak. Bu sınıfın ilk örneğini geçtiğimiz Frankfurt otomobil fuarında Peugeot, BB1 isimli konsept aracıyla gözler önüne serdi. Motosiklet gidonlu konsept BB1, 2.5 metrelik uzunluğuna rağmen dört kişiye yolculuk imkânı sunuyor. Metropollerde trend olacak bu motosiklet tipli elektrikli otomobiller konusunda pek çok üretici çalışmalar yapmaya başladı. Otomobillerin direksiyon, vites kolu ve gaz pedalı gibi 'demirbaş' listesinde ilk sırada yer alan radyolu 'eğlence sistemi' anlayışı da, 2010 yılından itibaren büyük bir evrim geçirecek. Radyo-plak çaların ardından, otomobillerde kullanılmaya başlanan kaset ve CD de artık günümüzde yerini MP3 çalarlara ve DVD'lere bıraktı. Pek çok otomobilde iPod bağlantısı sağlayan AUX ve USB girişi standart donanım dâhilinde yer alırken, otomobilin elektronik donanımıyla birlikte çalışan Bluetooth'lu cihazlar da sıradan birer 'tekno-oyuncak' haline geldi. Uzun yolculuklarda DVD ve TV izleme keyfinin lüks olmaktan çıktığı bu dönemde 'otomobilde eğlence'nin yeni adımını internet oluşturacak. Otomobillere yerleştirilecek internet istasyonları sayesinde, araç içerisinde yolculuk ederken, kablosuz internetin bütün nimetlerinden faydalanmak mümkün bir hale gelecek.
İLLE DE BEYAZ OLSUN
Bütün ülkelerde sosyal yaşamı derinden etkileyen küresel ekonomik kriz, satın alma alışkanlıklarını ve tercihleri de etkilemiş durumda. DuPont'un, 'Global Otomotiv Renk Popülaritesi Raporu'na göre tüm dünyada 6-7 yıldır otomobillerde gri renk hâkimdi. Son yapılan araştırmalar bunun değiştiğini ortaya koydu. Kriz döneminde tüketiciler 'beyaz' renge yönelmeye başladı. Beyazın yükselip, statü simgesi gümüş grisinin gözden düşmeye başlamasının, ekonomilerdeki değişimlerin de habercisi olduğu belirtiliyor. Beyaz rengin yükselişinin, son iki yıldır küresel ekonomideki daralmayla birlikte gerçekleştiği söylenirken, bunun geçiş dönemiyle yakından ilgili olduğu ifade ediliyor. Bu tip veriler Türkiye'de bulunmasa da, son dönemde lüks sınıfta beyaz rengin giderek ağırlık kazandığı bir gerçek. Pek çok firma, lüks modellerinde beyaz renk siparişlerinin sayısını artırırken, daha önce popüler olan siyahın ağırlığının azaldığını belirtiyor. Yapılan araştırmalar, beyaz trendinin 2010 yılında da devam edeceğini ortaya koyuyor.
Yolların mavi kanları
2010 yılında otomotiv sektörüne damgasını vurmaya hazırlanan spor modellerin fiyatları 400 bin Euro ile 2 milyon Euro arasında değişiyor.
Bentley Mulsanne
Bentley markasının yeni amiral gemisi Mulsanne en üst düzeydeki lüks kullanıcılara hitap ediyor. 6.75 litrelik çift turbo beslemeli V8 motoru 500 beygir güç ile 1000 Nm tork üretiyor.
Maseratı GranCabrıo
Maserati'nin yeni modeli GranCabrio S'te bulunan 440 beygirlik 4.7 litre V8 motor, üstü açık bir otomobilde performans keyfini en iyi şekilde yansıtmayı hedefliyor.
Merced SLS
50'li yılların efsanevi modeli 300SL'in yeniden tasarlanması fikriyle ortaya çıkan Mercedes SLS, el yapımı olarak üretilen 6.3 litrelik V8 motor, 563 beygirlik güçlü motora sahip. 0-100 kilometre hızlanmasını dört saniyenin altında gerçekleştirebilen Mercedes SLS saatte 320 kilometrelik maksimum sürate ulaşabiliyor.
Lamborghını Reventon Roadster
Sadece 21 adet üretilecek Lamborghini Reventon Roadster, 650 beygir gücünde.
Bugattı Galıbıer
Dünyanın en hızlı seri üretim otomobilini üreten Bugatti'nin, yeni dört kapılı versiyonu Galibier 16 silindirli motora sahip. 1900 kilogram ağırlığındaki aracın maksimum hızı saatte 350 kilometre.
Porsche 911 GT3 RS
Porsche'nin en sportif modeli 911 GT3'teki 3.8 litre hacmindeki motor, 450 beygir güç üretiyor. Araç hafifliğiyle yüksek performansa katkıda bulunuyor.
FerrarI 458 ItalIa
Ferrari F430'un yerini alan 570 beygir gücündeki yeni modeli 458 Italia, geliştirme sürecinde en büyük katkıyı sağlayan Formula 1'in efsanevi yarışçısı Michael Schumacher tarafından tanıtıldı.
 |
|
|
|
|
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
|