"En iyi arkadaşım Papa II. Jean Paul'dü"

Çocukken öğretmen olmayı, güzel bir öğretmenle evlenmeyi, bahçesinde tavuk besleyip, sebze ekeceği bir evi düşlüyordu. Ama onu Abdi İpekçi ve Papa II. Jean Paul suikastları ile tanıdık. 51 yıllık hayatının 29 yılını cezaevlerinde geçirdi. Artık öğretmen olamasa bile tavuk besleyip, sebze ekebilir. Çünkü Mehmet Ali Ağca, 18 Ocak 2010'da serbest kalıyor. Peki, 'dışarı'da ilk ne yapacak? 'Mesih'likte ısrar edecek mi? Hıristiyan mı oldu? Yaraladığı Papa'nın memleketi Polonya'da mı yaşayacak? Hangi belgesel üzerinde çalışıyor? Ağca, "Bu, cezaevinde verdiğim son röportaj" diyerek sorularımızı yanıtladı.
Cemal Subaşı
csubasi@doganburda.com
Günlerden perşembe. Tarih 1 Şubat 1979. Hava soğuk. Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi, otomobili ile evine gidiyor. Yer, Teşvikiye Karakol Sokak. Evine 100 metre mesafede. Trafik sıkışık. Saat 20.00 civarı. Birden, 1.75 metre boyunda, açık renk giysili biri, otomobilin sağ ön camından eğildi. Silahını doğrulttu. Tetiği peş peşe beş kez çekti. İpekçi'nin gözleri kapandı, ama araç hareket etmeye devam etti; bir direğe çarpıp durdu. Sinyal ışıkları hâlâ yanıp sönüyordu. Kalbinde, kolunda ve karın boşluğunda dokuz kurşun yarası ile Şişli Etfal Hastanesi'ne kaldırıldı. Ama artık çok geçti. Katiller, Renault marka beyaz bir otomobille kaçtı.
Türkiye Gazete Sahipleri Sendikası, katili ihbar edene beş milyon lira ödül koydu. Suikasttan dört ay sonra, 25 Haziran 1979'da polis, Beyazıt'ta sağcıların gittiği Marmara Kıraathanesi'ne, ihbar sonucu baskın yaptı. Mehmet Ali Ağca gözaltına alındı. Sorgusunda Abdi İpekçi'yi öldürdüğünü itiraf etti. Cinayeti tek başına işlediğini, dört-beş el ateş ettiğini söyledi. Ama olay yerinde dokuzdan fazla mermi kovanı bulundu. İki tabanca kullanıldığı saptandı. Muammalarla dolu cinayetin üzerinden dokuz ay geçmişti ki, 23 Kasım 1979 gecesi, Ağca tutuklu bulunduğu Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçırıldı. Birkaç gün sonra, Milliyet gazetesinin önündeki çöp konteynırında el yazısı ile kaleme alınmış bir mektup bulundu. Ağca, Papa'yı vuracağını yazıyordu. Sözünü tuttu da…
İki yıl sonra, bu kez adı tüm dünya gazetelerinin manşetindeydi. 13 Mayıs 1981'de Vatikan'daki St. Peter's Meydanı'nda, Papa II. Jean Paul'a ateş etti. Papa yaralanırken, Ağca yakalandı. İtalya'da müebbete, Türkiye'de ise gıyabında idam cezasına çarptırıldı. Papa, kendisine ateş eden Ağca'yı 1983'te cezaevinde ziyaret etti ve affettiğini söyledi. Papa'nın ziyaretinden 17 yıl sonra, 2000'de İtalya cumhurbaşkanı Ağca'yı affetti. Hemen ardından da Türkiye'ye iade edildi. Türkiye'ye girer girmez Kartal Cezaevi'ne gönderildi. Sebep, İpekçi suikastı değildi. Bu dava zaman aşımına uğradığı için çoktan düşmüştü. Ağca iki gasp suçundan tutuklandı. Tabii ki kimse bu gasp suçları üzerine çok konuşmadı. Ağca, karanlıkta kalan Papa ve İpekçi suikastlarıyla anıldı. Bu iki olayda da gizli servislerin parmağı olduğu, Ağca'nın kullanıldığı ileri sürüldü.
Mehmet Ali Ağca, 29 yıl sonra 18 Ocak 2010'da serbest kalıyor. Şimdi merak edilen, onlarca yıl cezaevinde kalmasına rağmen hep gündemde olan Ağca'nın 'dışarıda' neler yapacağı. Bu soruyu Avukatı Hacı Ali Özhan vasıtası ile Sincan F Tipi Cezaevi'nde gün sayan Mehmet Ali Ağca'ya ilettik. "Cezaevinden son röportajımı size veriyorum" dediği ve avukatının ilettiği yanıtlarına bakılırsa, geçmişine sünger çekmek istiyor. Kendi hikâyesini yazmayı planlamıyor; ama "İnsanlık tarihini ilgilendiren konularda açıklama yapabilirim" diyor. Kendisine pek çok soru yönelttik ama bir kısmını yanıtladı. İşte söyledikleri…
SÜRPRİZ AÇIKLAMASI NE?
BASINDA, CEZAEVİNDEN ÇIKTIKTAN SONRA KENDİNİZE 'KALACAK ÜLKE ARADIĞINIZ' YÖNÜNDE HABERLER YER ALDI. ARIYOR MUSUNUZ?
Siz de takdir edersiniz ki, bu tür haberler oldukça küçültücü.
İTALYA'YA GİTMEYİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ? BASINDA YER ALAN "POLONYA'YA YERLEŞMEK, VAFTİZ OLUP KATOLİK OLMAK İSTİYORUM" HABERLERİ DOĞRU MU?
İtalya'ya gitmeyi, Polonya'yı ziyaret etmeyi düşünüyorum. Din konusuna gelince, lütfen hiç kimse "Mehmet Ali Ağca şu veya bu dine mensup" demesin. 2010 yılında dünya medyası huzurunda, herhangi bir dine mensup olup olmayacağımı ilan edeceğim.
NEREYE YERLEŞMEYİ PLANLIYORSUNUZ?
İstanbul ile Antalya'da yaşamayı düşünüyorum. İkisini de dünyanın en güzel şehirleri olarak görüyorum.
ÖZELLİKLE YABANCI BASIN KURULUŞLARI İLE RÖPORTAJ YAPMAK İÇİN İKİ MİLYON DOLAR PARA İSTEDİĞİNİZ YÖNÜNDE ÇIKAN HABER DOĞRU MU?
Özellikle İtalyan basınında bu yönlü haberler sık sık yer alıyor. Ama bu gerçeği yansıtmıyor. Doğru değil.
SABAH VE HÜRRİYET GAZETELERİNDE DOKTORLAR İLE GÖRÜŞÜLEREK 'ANTİ SOSYAL BİR KİŞİLİĞE SAHİP OLDUĞUNUZ' YÖNÜNDE HABERLER ÇIKTI. NASIL YORUMLUYORSUNUZ?
Olumsuz haberlerdi. Gerçekten üzücü.
SABAH GAZETESİNDE YER ALAN BİR HABERDE, ABDİ İPEKÇİ'NİN KIZI NÜKHET İPEKÇİ'NİN SİZİN İÇİN "YAZIK YERE YATTI. ARTIK SUSKUN KALMAK İSTİYORUM. BEN GİRİNCE DRAMA DÖNÜŞÜYOR" DEDİĞİ YER ALDI. NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Asil bir düşünce. Saygıdeğer insanlar olduklarını ispat ediyor.
"VATİKAN İLE BELGESEL"
KİTAP, BELGESEL, FİLM ÇALIŞMALARI YAPIYOR MUSUNUZ?
Vatikan ile ortak bir belgesel film çalışması yapmayı düşünüyorum. Ayrıca ABD ve Avrupa ülkelerinden birçok sinema filmi teklifi geldi. Çok sayıda gazeteci ve yabancı televizyonlar görüşme yapma isteğinde bulundu. Tüm bunları cezaevinden çıkınca değerlendirip, karar vereceğim.
DIŞARIDA EN ÇOK NEYİ ÖZLEDİNİZ?
İstanbul'u özledim. Gecenin sessizliğinde Gönül Akkor'un muhteşem şarkılarını dinleyerek Boğaz kenarında yürüyüp İstanbul'u seyretmeyi özledim.
ÖZGÜR KALDIĞINIZDA İLK NE YAPMAYI PLANLIYORSUNUZ?
Şimdilik özel bir planım yok. Dış dünyadaki gelişmelere göre karar vereceğim.
DIŞARIDA ADAPTASYON SORUNU ÇEKEBİLECEĞİNİZ ENDİŞESİNE KAPILDIĞINIZ OLUYOR MU?
Hayır, hiç böyle bir endişem yok. Tam aksine en iyi şekilde sosyal ahenk içinde yaşayacağıma inanıyorum.
MADDİ OLARAK NASIL GEÇİNMEYİ DÜŞÜNÜYORSUNUZ? BİR İŞ YAPMAYI, ÇALIŞMAYI PLANLIYOR MUSUNUZ?
Ben gayet mütevazı yaşamayı tercih eden bir insanım. İş konusunu da dışarıdaki mevcut şartlara göre değerlendireceğim.
"PAPA YAKIN ARKADAŞIM"
ANILARINIZI YAZMAYI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?
Hayır, benim şahsi hikâyelerim dünyayı neden ilgilendirsin ki? Fakat insanlık tarihini ilgilendiren bazı konularda ileride açıklamalar yapabilirim.
CEZAEVİ YILLARINDA EN YAKIN ARKADAŞLARINIZ KİMLER OLDU?
Cezaevi yıllarında en yakın arkadaşım Polonyalı Papa oldu (1981'de suikast girişiminde bulunduğu II. Jean Paul'u kastediyor). Dünya medyasından beni ziyaret eden onlarca saygıdeğer medya mensubu, İtalya'da ve Türkiye'de bir düzine avukatım oldu.
PAPA 16'NCI BENEDIKT HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Papa 16'ncı Benedikt hakkında iyi şeyler düşünüyorum. Bütün dünya medeniyetleri arasında diyalogun geliştirilmesi gerektiğine inanıyorum. Papa 16'ncı Benedikt iyi kalpli, dürüst, vicdanlı bir insandır.
TÜRKİYE İÇ SİYASETİNİ TAKİP EDİYOR MUSUNUZ? SON YILLARDA TÜRKİYE'DE HANGİ SİYASİ LİDERİ BEĞENİYORSUNUZ? NEDEN?
Mecburen iç siyaseti takip ediyorum. Türkiye'nin bölgesinde barışçı, güçlü, saygıdeğer bir ülke olmasını, halklar arasında barış, refah ve kardeşlik ilişkilerinin güçlenmesine hizmet etmesini temenni ediyorum.
"GEÇMİŞİN ACILARI İSTİSMAR EDİLMEMELİ"
Avukat Hacı Ali Özhan
Mehmet Ali Ağca, İtalya'daki 19 yıl tutukluluğunun ardından Türkiye'ye iade edildiği 2000 yılında Kartal H Tipi Cezaevi'ne konuldu. Avukatı Mehmet Demirbağ'ın 'cezası doldu' başvurusu sonucu 12 Ocak 2006'da tahliye edildi. Ancak Yargıtay'ın tahliye kararını bozması üzerine, Ağca, 20 Ocak 2006'da yeniden tutuklanarak cezaevine konuldu. Kartal Cumhuriyet Savcılığı, Ağca'nın 18 Ocak 2010'da tahliye olabileceği hükmünü verdi. Bunun üzerine Ağca, açık bir cezaevine gönderilmesi için Adalet Bakanlığı'na başvuruda bulundu. Bakanlık olumlu cevap verdi ve Kartal H Tipi Cezaevi'nden Sincan (Ankara) F Tipi Cezaevi'ne nakledildi.
Ağca'nın Sincan'a konulmasının ardından avukatlığını Ankara Barosu'ndan Hacı Ali Özhan üstlendi. Ağca ile her hafta cuma günleri görüşen Avukat Özhan, "30 yıl hapis yattı. Ama yeniden yargılansa belki de beraat edecek" diyor. Özhan, özellikle basın tarafından Ağca'ya haksızlık yapıldığını düşünüyor. Ağca aleyhine çıkan haberlere dikkat çekiyor. "Geçmişin acılarını istismar ederek kin ve nefret üretmek yerine sevgi, şefkat ve uzlaşma kavramlarını ön plana çıkarmak daha faydalı ve yerinde olacaktır" görüşünde. Avukat Özhan, özellikle İtalya kaynaklı haberlerden dertli. "4-5 yıl önce yapılan açıklamaları yeniymiş gibi kullanıyorlar. Oysa bizim tarafımızdan verilen bir bilgi yok" diyor.
AĞCA'NIN SON 30 YILI
- 1 Şubat 1979'da Milliyet Gazetesi Başyazarı Abdi İpekçi'ye düzenlenen suikastın tetikçisi olarak 25 Haziran 1979'da gözaltına alındı. 11 Temmuz 1979'da tutuklandı.
- 23 Kasım 1979'da aralarında Abdullah Çatlı'nın da olduğu ileri sürülen bir grup tarafından Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçırıldı.
- İstanbul 1. No'lu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi tarafından 28 Nisan 1980'de gıyabında ölüm cezasına çarptırıldı.
- 13 Mayıs 1981'de Vatikan'da Papa'ya suikast düzenleyen Ağca, olay yerinde yakalandı. Papa soruşturması boyunca 128 kez ifade verdi, 22 Mart 1986'da İtalya'da ömür boyu hapse mahkûm edildi.
- Vurulmasından dört gün sonra kendisini vuranı affettiğini bildiren II. Jean Paul, 27 Aralık 1983'te Ağca'yı cezaevinde ziyaret etti.
- İtalyan hapishanesindeyken "Ben mesihim" iddiasında bulundu.
- 13 Mayıs 2000'de Papa, Portekiz'in Fatima kentinde, Meryem Ana'nın yaklaşık bir asırdır saklanan üçüncü sırrını açıkladı. Papa, 83 yıl önce üç çocuğa görünerek üç sır veren Meryem Ana'nın, Ağca suikastını o zamandan bildiğini ve kendisini ölümden kurtardığını söyledi.
- 13 Haziran 2000'de İtalya Cumhurbaşkanı Carlo Azeglio Ciampi, Ağca'nın affını imzaladı. 14 Haziran'da İstanbul'a getirildi.
- Fruko Fabrikası ve bir kuyumcunun gaspı suçundan Türkiye'ye iadesi kararlaştırılan Mehmet Ali Ağca, zamanaşımı nedeni ile İpekçi cinayetinden yargılanmadı. Kartal H Tipi Cezaevi'ne kondu.
- Ağca, iki gasp suçundan toplam 36 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Cezası, hapiste kaldığı süre ve iyi hali gözetilerek yedi yıl iki aya indirildi.
- 2005'te Ortadoğu gazetesi köşe yazarı Rabia Özden Kazan ile nişanlandığı ileri sürüldü. Kazan, bir süre sonra bunun düzmece olduğunu açıkladı.
- Avukatlarının başvurusu üzerine Kartal H Tipi Cezaevi'nden 12 Ocak 2006'da tahliye edildi. İtiraz üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi tahliye kararını bozdu. 20 Ocak 2006'da tekrar cezaevine konulan Ağca'nın, 18 Ocak 2010 tarihinde tahliye olması kesinleşti.
GERİDE KALAN SORULAR
- Abdi İpekçi suikastı nedeni ile gıyabında ömür boyu hapse mahkûm edildi. Ama hiç yargılanamadı. Suikastı tek başına mı işledi, birilerinin emri ile mi hareket etti? 12 Eylül darbesi sürecinin bir parçası mıydı? Kendisi bu soruların yanıtını biliyor mu?
- Gazeteci Uğur Mumcu, iddia edildiği gibi Abdi İpekçi cinayetinin failleri bilgisine ulaştığı için mi öldürüldü?
- Ağca'nın Maltepe Askeri Cezaevi'nden 25 Haziran 1979 tarihinde nasıl kaçırıldığı hâlâ muamma. Organizasyonun kilit ismi olduğu ileri sürülen 'Ömer Astsubay' sırra kadem bastı. Olaya karışan erler, muhtelif hapis cezalarına çarptırıldı. Ağca, cezaevinden Papa suikastı için mi kaçırıldı? Yoksa konuşmasından korkulduğu için mi? Böylesine büyük bir operasyonu kim ya da kimler organize etti?
- Cezaevinden kaçırıldıktan sonra İran'a gitti, sonra Türkiye üzerinden Bulgaristan'a geçti. Bu kadar rahat dolaşabilme güvencesini nerelerden aldı?
- Papa'ya suikast emrini hangi güçlerden, nasıl aldı? Tetiği Ağca mı çekti? Papa'yı Ağca değil, başka biri mi vurdu? Suikast için neden Mehmet Ali Ağca seçildi?
- 15 yaşındaki Emanuela Orlandi, 1983'te Roma'da kaçırıldı. Hâlâ da kayıp. İddialara göre kaçırılma nedeni Ağca ile takastı. Dönemin İtalyan Savcısı Ferdinando Imposimato, Orlandi'nin Türkiye'de olduğunu ileri sürmüştü. Ağca'nın, Orlandi'nin akıbetine ilişkin bilgisi var mı?
İPEKÇİ CİNAYETİ NEDEN ÇÖZÜLEMEDİ?
- Abdi İpekçi cinayetinin gerçek azmettiricilerinin Mehmet Şener, Oral Çelik, Yalçın Özbey ve Yavuz Çaylan olduğu ileri sürüldü. Cinayetin, uyuşturucu ve silah kaçakçısı olan ve o tarihte MİT'e çalıştığı öne sürülen Abuzer Uğurlu'nun bürosunda planlandığı iddia edildi. MİT, bu iddiaya yanıt vermedi.
- Cinayetten sonra görgü tanıkları "İki kişiydiler, beyaz Renault marka otomobile bindiler, başka bir araç daha vardı" iddiasında bulundu. İkinci araç konusu hiçbir zaman açıklık kazanmadı.
- Uğur Mumcu, "Cinayet sırasında MİT görevlisi Şahin Tolunoğlu'nun da olay yerinde bir başka araçta beklediği" yönünde bir iddia ortaya attı. Mumcu 1993'te öldürüldü. Ağca gibi Malatyalı olan Tolunoğlu'nun, 1983'te kalp krizinden öldüğü ileri sürüldü.
- Gazeteciler Cemiyeti, İpekçi'nin katilinin bulunması için ödül koydu. Bunun üzerine pek çok ihbar geldi. Onlardan biri de, Ağca'yı ihbar ettiği ileri sürülen MHP'li Ramazan Gündüz'dü. Gündüz, ülkücü Zeki Peker tarafından öldürüldü. Ancak mahkeme sürecinde ne öldürülen Gündüz, ne de katili Peker'in ismi üzerinde duruldu.
- Ağca'nın 15 gün süren gözaltı sorgusunda dönemin İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş de bulundu. Ağca, önce suikastı tek başına gerçekleştirdiğini söyledi; ardından Mehmet Şener, Yalçın Özbey ve Yavuz Çaylan'ın adını verdi. Şener ve Özbey yurt dışına kaçarken, Yavuz Çaylan yakalandı ve 10 yıl hapis yattı. Organizasyonda yer aldığı ileri sürülen kritik isim, Oral Çelik'ti.
- Cinayetten önce ve sonra Ağca'nın hesabına para yatıran Yalçın Özbey, Almanya'ya kaçtı. Türkiye'ye iade edilmedi. "Önemli açıklamalarda bulunacağım" demesi üzerine, 1995'te iki MİT mensubu Özbey'i Almanya'da sorguladı. Ancak MİT, sorgu tutanaklarını imha ettiğini açıkladı. Mehmet Şener hiç yakalanamadı. Çelik ise 1999'da üç ay hapis yattıktan sonra davası düştü.
- İpekçi ve Papa suikastının kilit isimlerinden birinin Oral Çelik olduğu ileri sürülüyor. "Bütün sırlar bende" dedi. Ama hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. 1986'da Fransa'da uyuşturucu suçundan üç yıl hapis yattı. 1996'da kendi isteği ile Türkiye'ye iade edildi. Üç ay sonra tahliye oldu. Çelik'in, İpekçi'ye ateş ettiğini söyleyen Abdullah Yavuz adındaki tanık, ifadesini geri aldı. Yavuz, daha sonra güvenliği sağlanmadığı için ifadesini geri aldığını açıkladı.
- Ağca'nın, Papa suikastından bir hafta önce Mallorca Adası'na gittiği biliniyor. Aynı tarihlerde dönemin MİT Dış İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı'nın da burada olduğu ortaya çıktı. MİT, o tarihte elemanlarının teşkilattan ayrıldığı açıklamasında bulundu.
ARKADAŞLARININ AKIBETİ
- Ağca'nın Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçırılmasını organize ettiği ileri sürülen Abdullah Çatlı, Roma'daki duruşmada Ağca ile yüzleştirildi. Ağca, Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlı için "Bizim reisimizdi" demişti.
- İpekçi suikastında ve cezaevinden kaçma sırasında Ağca'ya yardım etmekten yargılanan Oral Çelik beraat etti.
- Sanıklardan Mehmet Şener İsviçre'ye sığındı.
- Yavuz Çaylan cezasını çekip tahliye oldu.
- İpekçi suikastına katıldığı ve Ağca'yı cezaevinden kaçıran ekibin içinde olduğu ileri sürülen Yalçın Özbey iddiaları yalanladı; halen İsveç'te yaşıyor.
 |
|
|
| |
|
|
|
|
|
[Misafir-04 Mayıs 2010 Salı 00:46]
|
|
|
|
|
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
|