"KOCAMIN EN YAKIN ARKADAŞI BİR TÜRK"

Hem çok zengin hem çok güzel; peki hayatında eksik var mı? Anne - babasının genç eşleriyle arası nasıl? En büyük tutkusu ne? Babasının saçları hakkında ne düşünüyor? Ivanka Trump'ın dünyasına bir de bizim penceremizden bakın.
FOTO GALERİ - TIKLAYIN
Zeynep Özyol
zozyol@doganburda.com
Haksızlık bu, hem de büyük haksızlık! Ayşegül, bunu bana nasıl yaparsın? Ben ki nefsimi köreltmek, kendimle barışmak için her şeyden elimi eteğimi çekmiş, bir yıl el diyarlarında gezmişim. "Güzellik mi? Ne önemi var" noktasına gelmişim. Sen tut beni Ivanka'nın karşısına yolla. Bütün bünyem altüst oldu. Eğer "Ivanka'ya dair her şeyi gördük duyduk" diyorsanız, çok yanılıyorsunuz; çünkü benim gördüklerimi görmediniz. Lütfen buyurun, acıma ortak olun.
Mecidiyeköy'ün keşmekeşinin ortasında, başka dünyaya aitmiş gibi duran gökdelenlerin, Trump Towers'ın lobisindeyiz. Etrafta bir telaş, bir heyecan. Hazırlıklar Ivanka Trump için. Tam bize söylenen saatte 10.30'da görünüyor. O, uzun koridorda bize doğru yürürken, gözümün önüne 'Aprrentice' programını sunan haliyle Donald Trump geliyor. Çünkü aynı onun gibi yürüyor. Hızlı ve kararlı. Kollarının duruşu bile babası gibi hafif içbükey. Geldiği hızla, basın toplantısına başlıyor. Ivanka'yla özel röportajımız 12.00'de; yani herkes gittikten sonra; ama herkese söyleyeceklerini de merak ediyorum. Kalabalığa karışıp dinlemeye başlıyorum; fakat bir türlü konsantre olamıyorum. Gözüm sürekli Ivanka'nın diz kapaklarında. Hiç kırışıklık yok. (Son günlerdeki yeni takıntım da bu; diz kapaklarım kırışıyor.) Ve birden onun da bana baktığını fark ediyorum. Eyvah, rezil oldum! Sonunda kalabalık çekiliyor, bir araya geliyoruz. Basın toplantısı sırasında "Seni gördüm, eteğine takıldım; çok güzel" diyor. Neyse ki benim 'diz kapak sapıklığım' değilmiş dikkatini çeken. "Nereden aldın?" diye soruyor. Gururluyum, Ivanka'da olmayan bir şeye sahibim; bir Top- Shop eteğe.
Ivanka Trump, uzun boylu, sarışın, feminen. Ama ürkek ve narin değil, kendinden emin. Yetmezmiş gibi bir de zengin. Soruyorum: "Hem çok güzelsin hem de çok zengin; nasıl bir şey bu?" Gürültülü bir kahkahayla başlıyor söze: "Bilmem, ben böyle bir dünyaya doğdum. Aslında bu benim değil, ailemin zenginliği; ben şu an kendiminkini yaratmaya çalışıyorum; güzelliğe gelince, sanırım öbür seçenekten çok daha iyi." Ivanka'nın güzelliği Çek asıllı annesi Ivana'dan geliyor. Şaşırmadınız değil mi? "Evde disiplini sağlayan, komünist bir ülkeden gelen annemdi. Asla dalga geçmemize izin vermezdi. Babamsa tam tersiydi; her şeyimize göz yumardı." Ben olsam dengesiz olurdum, diye düşünüyorum. Ama o, bu durumun hayatına denge kattığını düşünüyor. Konuşması, saçı, makyajı, tam bir New Yorklu gibi ama onda 'New Yorker'ların pervasızlığı yok. İnanılmaz kontrollü; tam "çözdüm" diyorsunuz, hemen kapanıveriyor. Ne sorarsanız sorun, önce kısa bir duraksama anı var; her şeyi tartarak cevaplıyor; açık vermekten çok korkuyor. Sonunda patlıyorum; "Siz hiç kontrolünüzü kaybetmez misiniz?" Bir kahkaha daha koparıyor söze başlarken: "Pek sık değil, ama 28'imde olduğumu unutmayın; arada sırada ben de herkes gibi oluyorum." Bu cevaptan sonra içim bir nebze olsun ferahlıyor. Çünkü Ivanka'nın yerinde olmak istemezdim; bu kadar kontrol bana fazla. Üstelik temposu da, benim gibi 'aylaklığa övgü'yü elinden düşürmeyen biri için çok ağır. Her gün sabah altıda kalkıyor ve maaile birlikte çalıştıkları şirketlerinin yolunu tutuyor. O kadar parası var, ama uykuya hasret. "Çalışmıyorsam, tek istediğim uyumak." Ivanka Trump yeni evli. Sekiz yıldır birlikte olduğu Jared Kushner ile ekim ayında evlendi. Düğün günü için, "Hayatımın en mutlu günüydü" diyor. Eşi de onun gibi emlak sektöründe; Ivanka'nın erkek versiyonu aslında. Zengin bir aileden geliyor, New York Observer'ın sahibi. Amerikalıların deyişiyle Ivanka ve Jared, tam 'match maid in heaven' yani 'cennette eşleşmiş bir çift'. Trump imparatorluğunun prensesi, hakkında çıkan haberler konusunda çok hassas; kocasının gazetesinde hoşuna gitmeyen haberler çıkarsa evde hesabını soruyormuş, "Nasıl?" diyorum, tabii ki detay vermiyor; müstehzi bir ifadeyle gülümsüyor.
IVANKA'YLA ELBİSE KRİZİ
Ketumluğunun fotoğraf çekimleri sırasında da bizi zorlayacağını hissediyorum ve maalesef yanılmıyorum. Ivanka'yı farklı bir şeyler yapmaya ikna etmek hayli zor. Aslında Ivanka'yla çekim telaşımız röportaj tarihinden bir gün önce başladı. Çekim için styling istediğimizi söyledik; yaklaşım olumluydu. Hemen harika fotoğraflar için Semih Kanmaz ve Boğaç Dalkıran'ı aradık. Her şey hazır; saat 12.00'de röportaj, sonra fotoğraf çekimi yapılacak. Styling ekibinden Alex, Armani, Gucci, Ferragamo gibi bir kadının başını döndürecek tüm markaları toplamış. Ama akşam saatlerinde gelen telefon tüm planları bozuyor: Ivanka Trump styling istemiyor! Fakat artık yapacak bir şey yok; tüm ekip röportaj günü Trump Towers'ta olmak için organize olmuş durumda. Röportaj günü, organizasyonun Türkiye ayağındakiler bizi öyle kalabalık görünce telaşlandı. "Ama styling istemiyooo" feryadını kaç kere duyduğumu unuttum. Bir araya gelince, durumu Ivanka'ya bir de biz izah edelim dedik. En büyük endişesi iş kadını imajının zedelenmesi. Sonunda elbiseleri görmek istiyor, Alex onun için siyah kadife, mini bir kokteyl elbisesi düşünmüş ama o bu elbiseyi fazla açık buluyor. Asistanı kulağıma fısıldıyor: "Daha yeni evli, fazla açık pozlar verip eşini üzmek istemiyor." "Kıskanç mı yani?" diye soruyorum. Asistan gülerek yanımdan uzaklaşıyor. Alex'le uzun müzakerelerin ardından, sonunda mini ama yakası kapalı Armani elbiseye "Evet" diyor Ivanka. Ve çekim başlıyor; şanslıyız, çünkü karşımızda bir profesyonel var. Ivanka Trump, lise yıllarında modelliğe başlamış; bu alanda epey parlak bir kariyeri var. Ya da "vardı" demek daha doğru. Ama modellik için tutkulu cümleleri yok. "Modellik benim için lisede derslerden kurtulmanın yoluydu. Eğlenceydi ama hiçbir zaman benim için çok önemli olmadı; benim tutkum iş dünyası. Şu an yaptıklarım beni tatmin ediyor." Eğlenmek istediği günler çok geride kalmış gibi konuşuyor, hayatının bu yeni bölümünde parti kostümlerini çıkarmış, artık üzerinde ciddi görünümlü döpiyesi var. O da, kocası da birer işkolik. Peki neden? "Çünkü bir yerden sonra size ihtiras verecek şeyler arıyorsunuz. Bir amaç istiyorsunuz. Sadece para, paranın satın alabileceği şeyler yetmiyor. Eğer amaçsızsanız hayat anlamsızlaşıyor. İşim benim motivasyonum"
"BABAMIN SAÇLARI İKONİK"
Tabii bir de babası var. ABD, onun kaç kere battığını, sonra küllerinden doğduğunu gördü. Ivanka'nın işini anlatırken yüzünde beliren ihtiraslı ifade, Alman asıllı Donald Trump'a çok benziyor. Babası akıl hocası ve bu aralar hayatını işgal etmiş görünüyor. "Babamla çok yakınız. Hatta biraz fazla yakınız! Tek tesellim hâlâ blackberry kullanamaması, yoksa sanırım hiç uyuyamazdım. Çünkü babam, pazar sabahı altıda beni aramasının gayet normal bir durum olduğunu düşünüyor. Ya bir de mail atabilse?" Babasından söz açılınca kendimi tutamıyorum; çünkü o konuşurken, gözümüm önünde Donald Trump'ın saçları var. "Madem bu kadar yakınsınız, neden ona bir iyilik yapıp saçlarını değiştirmesini söylemiyorsunuz?" İnanmayacaksınız ama Ivanka babasının saçlarını seviyor! "Niye öyle diyorsun? Bence babamın saçları harika. Onun saçları ikonik. Kendimi bildim bileli öyle."
Ivanka Trump, ailesini gerçekten seviyor; onlardan bahsederken sesi çok sahici. Boşanmalar, iflaslar, kavgalarla geçen bir çocukluğu var. "O günleri düşünmek istemiyorum; çünkü çok depresif, ama şimdi 'Bu yaşadıklarım da gerekliymiş' diyorum; yoksa her şey çok kolay olurdu; gerçek dünyayla tanıştım." Bugün sular durulmuş. Hem annesi hem de babası üçüncü evliliklerini sürdürüyor. İkisinin eşleri de epey genç. "Onlarla anlaşmamız şu; eşleri ya da sevgilileri benden küçük olamaz!" Ivanka'nın kendi anne babasından iki erkek kardeşi, babasının ikinci evliliğinden kız kardeşi son evliliğinden de henüz iki yaşında erkek kardeşi var. "Hepsini de çok seviyorum" diyor; "Belki sıra dışı bir aile olabiliriz ama biz de geleneksel değerleri olan insanlarız ve birbirimize ihtiyacımız var." Ailesi dışında adını andığı biri daha var; 'Alessandra'; Ivanka Trump'ın en yakın arkadaşı, "O bir gazeteci; dört yıl Beyrut'ta kaldı. Okulda tanıştık ve her şeyimi o bilir."
Bu sıra dışı kızın hiç sıradan günü yok, öyle diyor: "Sürekli seyahat ediyorum dünyanın her yerinde projelerimiz var; sonra işletmekten büyük keyif aldığım bir mücevher şirketim var. İki hafta önce kitabım çıktı ve 'bestseller' oldu; yani hiç sıradan günüm yok." Trump'ın çıkar çıkmaz en çok satanlar listesine giren kitabının adı; 'The Trump Card: Hayatta ve İşte Kazanmak İçin Oynamak'. Hayata galip başlayanların mahallesinden gelen Ivanka, 'kazanmanın' yollarını anlatıyor. Ya kaybettikleri: "İstediğimden fazlasına sahibim; bugüne kadar isteyip de alamadığım bir şey olmadı. Düşünüyorum, mücevher severim ve bir mücevher şirketim var (şımarık bir ifadeyle gülüyor)." Bundan sonra istedikleri de belli Ivanka'nın, tıpkı hayatındaki her şey gibi, "İlk gün olduğu gibi âşığım, hatta daha fazla" dediği kocasıyla dört çocuk yapmak istiyor: "İçgüdülerim bana iyi bir anne olacağımı söylüyor. Ama 20 yıl sonra çocuklarımı bulup onlara sormalısın." İkinci hedefi Trump markasını dünyaya yaymak. Türkiye, bu hedefin önemli bir ayağı. İstanbul'daki Trump Towers'a ilgi Trumpları bile şaşırtmış; rezidansın 'penthouse'u 5.5 milyon dolara satılmış. Ivanka'nın da burada dairesi olacak. "Yüzlerce ultra lüks rezidans var; sizinkinin farkı ne" diyorum; "Biz en iyisiyiz" diyor; yine babası gibi kendinden emin. İstanbul'da da artık dikili bir taşı olan genç Trump'ın Türk jet setiyle de arası iyi gibi. "Kocamın en yakın arkadaşı bir Türk, adı Bülent." "Soyadı?" Tabii ki söylemiyor.
Kayıt cihazı kapanınca rahatladığını hissediyorum, ben çıkarken kuaförü ve makyözü giriyor odaya. O sırada telefonu çalıyor. Belki farklı bir Ivanka yakalarım diye bir an kulak kabartıyorum, ama hayır aynı kontrollü ses konuşuyor. Belki de onun dünyasında kendini güvende hissetmenin yolu bu; kendini hiç bırakmamak.
 |
|
|
|
|
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
|