Carlo Bernardini


Diğer Yazıları

HİSLERİN HAZZI

Maskeler yine açığa çıkıyor. Venedik, karnaval günleri boyunca gizemin kollarına teslim. Kent halkı için karnaval sadece eğlence değil, 40 günlük büyük perhiz öncesi lezzet şöleni anlamına geliyor.

Şubat, karnaval zamanı yaklaştıkça dünyanın farklı köşelerinden yöresel mutfakların kutlandığı ‘bayram’ ayıdır. Çocukluğumda, renkli Venedik Karnavalı’nın gelişini müjdeleyen bu ayı iple çekerdik. Sadece farklı kostümler giyeceğimiz, maskeler takacağımız için değil, daha ziyade annemizin hazırladığı lezzetli yemeklerden yılda bir kez olsun tatma şansını bize sunduğu için de, şubat ayının tadı başkaydı.

Karnavalın kökleri, Romalılar zamanında kutlanan Satürn Festivali (Saturnalia) ve dolunay festivali olarak da bilinen Lupercalia’ya dayanıyor. Dini bir tören havasında geçen Saturnalia’da, Romalılar ziyafet sofraları hazırlar, birbirlerine hediyeler alır, şekerlemeler ikram eder, hatta kimi zaman ağaç dikerlerdi. Lupercalia’da ise sokaklara çıkar, yılın bitişini danslar ve şarkılar eşliğinde kutlarlardı.

Tarihçilere göre, bu iki festivalin özellikleri karnavalı oluşturur. Karnaval kelimesi Latince ‘vücudu etten temizleme’ ya da ‘et yemeyi kesme’ anlamına gelen ‘carne-levare’ kelimesinden gelir. Bu nedenle 40 günlük Hıristiyan orucu öncesindeki iki hafta karnaval olarak bilinir.

STATÜLER MASKELENİYOR

Venedik Karnavalı ilk 1268 yılında kutlanmaya başlamış. O yıllarda hüküm süren Venedik Cumhuriyeti yöneticileri, Paskalya Yortusu öncesini altı hafta süreyle kutlamaya karar verdi ve görkemli kutlamalar sayesinde Venedik, ünü tüm Avrupa’yı saran eğlence merkezi haline geldi. Karnaval süresince takılan ve yüzlerin tamamını ya da büyük bir kısmını örten maskeler, ihtişamın boyutunu daha da artırdı, ‘Mascareri’ denilen maske üreticilerinin şehirde özel statüye yükselmelerine sebep oldu. Karnavalda sosyal statüsü ne olursa olsun, kadın - erkek herkes istediği maskeyi takabiliyordu. Fakirler, taktıkları maske sayesinde zengin ve soylu kılığına girebiliyor, soylular da maskelerle kendilerine fakir görüntüsü verebiliyordu. Bu yüzden karnaval bir bakıma, dış görünüşün yarattığı sosyal sınıf farklılıklarını ortadan kaldırıyordu. Karnaval, belli süre için de olsa, toplum kurallarını belirleyen standartları ters yüz ediyordu. Bugün Venedikliler hâlâ, Orta Çağ’ı anımsatan maskeler takar, altın ve gümüşle süslenmiş ipek kostümler giyer ve sokaklarda kimse tarafından tanınmadan dans edip şarkı söylemenin tadına
varır.

Karnaval, bugün de geçmişte olduğu gibi, eski adı ‘Volo dell’Angelo’ (Meleğin Uçuşu) olan ve şimdilerde ‘Volo della Colombina’ (Güvercinin Uçuşu) olarak bilinen seremoniyle başlar. ‘Melek Uçuşu’, vücudu kalın bir iple bağlanmış bir adamın, San Marco Bazilikası’ndan Doge Sarayı’na kadar yaptığı akrobatik dansa verilen isim.

Karnavalı özel kılan en önemli özelliği ise geleneksel Venedik mutfağının eşsiz örneklerinin tadılması. Evlerde ya da kentin dört bir yanındaki bar ve lokantalarda, özellikle de Rialto Köprüsü etrafında dizilmiş olanlarda, karnavala özel yiyecekler hazırlanır.

Şişman salı

Karnaval süresince tek kural, et içeren yemekler yememek. Bu yüzden karnavalın rüya gibi yemekleri arasında deniz ürünleri ön plana çıkar ve karnaval, deniz kıyısındaki birçok şehirde ve adada, sokak lokantalarında yenen eşsiz yemeklerle hatırlanır. Valdobiadene’nin köpüklü şarabı eşliğinde yenen yengeç kızartması (moeche), polenta (mısır unundan yapılan püre) ile servis edilen ızgara yılanbalığı ve kendi mürekkebinde pişirilmiş kalamar, zeytinyağı ve limon suyu ile servis edilen çiğ ahtapot ilk akla gelenler arasında. Rialto Köprüsü çevresindeki birçok barda servis edilen mantarlı gnocchi, deniz mahsullü lazanya ve soğan soslu palamutu da, bir kadeh yöresel şarap eşliğinde tatmanızı öneririm. Lokma tatlısına benzettiğim üzümlü ‘fritelle’ ve toz şeker ya da pudraya bulanmış ‘galani’yi yemeyi de unutmamalısınız.

‘Martedi Grasso’(Şişman Salı) adı verilen karnavalın son günü, San Marco Meydanı’nda karnavalın sembolü olan kukla yakılır ve bunun şehri kötülüklerden koruyacağına inanılır. ‘Martedi Grasso’, her yıl bizi üzen şeyleri etrafımızdan uzaklaştırmamız gerektiğini, bizi iyi hissetirenleri ise yanımızda tutmamız gerektiğini hatırlatır. İyi eğlenceler!

Daha fazla bilgi ve karnaval programı için: www.carnevale.venezia.it

  YAZARLAR
  FOTO GALERİ
  VİDEO GALERİ
  AYIN FOTOSU
DB
Copyright TempoRSS Dergisi | Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. Hürriyet Medya Towers 34212 Güneşli - İstanbul