MALUMAT

Tıraş olmak hiç bu kadar büyük sorun olmamıştı

Kış boyunca süren salgın karantinaları sırasında, dikkatlerden kaçan ilginç ama çok önemli bir mağduriyet yaşadık. Tıraş olamadık. Berberlerin ve kuaförlerin kapatılması nedeniyle, özellikle erkeklerin saç ve sakal tıraşı konusunda zorluk çektiğini sık sık gözledik. Öyle ki, berber dükkanlarının açılması yasaklandı ama saçlarının uzamasına tahammül edemeyen bazıları, berberlerini evinden çıkarıp boş arazilerde tıraş olmaya kalktılar. Yasaklara rağmen tıraş olabilmek için her yolu denediler! Peki, evlerimizde tıraş olabilmenin, kişisel bakımın daha kolay bir yolu yok mu?

Kış boyunca süren salgın karantinaları sırasında, dikkatlerden kaçan ilginç ama çok önemli bir mağduriyet yaşadık. Tıraş olamadık. Berberlerin ve kuaförlerin kapatılması nedeniyle, özellikle erkeklerin saç ve sakal tıraşı konusunda zorluk çektiğini sık sık gözledik. Öyle ki, berber dükkanlarının açılması yasaklandı ama saçlarının uzamasına tahammül edemeyen bazıları, berberlerini evinden çıkarıp boş arazilerde tıraş olmaya kalktılar. Yasaklara rağmen tıraş olabilmek için her yolu denediler! Peki, evlerimizde tıraş olabilmenin, kişisel bakımın daha kolay bir yolu yok mu?

Covid-19 salgını nedeniyle gündeme gelen sokağa çıkma yasakları, karantinalar, pek çok genç damadı çok üzdü. Nikah kıymak üzereyken tıraş olması gereken ama berberler kapandığı için o geleneksel damat tıraşını yapamayan gençler, adeta kahroldular. Yıllardır her ay ziyaret ettikleri mahallenin abisi berberlerin kapısına dayanıp tıraş olmak için onları ikna etmek için her argümanı kullandılar. Hükumet, berberlerin çalışmasını yasaklarken bu tür bir tepkiyi elbette beklemiyordu. Hiçbirimiz de insanların saç ve sakal kestirmek için bulaş riski yaşamayı kabullenebileceklerini düşünmemiştik. Bu yüzden de berberleri evinden çıkarıp boş arsalarda, sokaklarda tıraş olmaya çalışanları gördükçe, şaşkınlığımızı gizleyemedik.

Ancak şunu da kabul etmemiz lazım ki, güzel bir tıraş erkekler için çok önemli bir psikolojik etkiye sahip. Kendini kötü hisseden kadının saçını yaptırmak için kuaföre koşması gibi erkeklerin de berberleriyle aralarında özel bir bağ olduğunu kabul etmek lazım. Saçın, sakalın kontrol altında olması, daima düzenli, bakımlı, temiz görünmesi, bakımlı bir erkek için hayati öneme sahip. Dolayısıyla artık berberlerle ilişkimize bir sigorta yapmamız gerekiyor. Bu noktada da devreye, evde kişisel bakım seçenekleri giriyor.

Neyse ki insanoğlu, evde tıraş olabilmenin teknolojisini milyarlarca yıl önce icat etti. Bugün artık evimizde tıraş olabilmek, doğru cihazlar yardımıyla, çok kolay ve pratik bir eyleme dönüşüyor. İsterseniz sulu tıraş, isterseniz kuru tıraş, tıraş makineleri ile kolayca gerçekleşiyor.

Bir Philips tıraş makinesi veya Braun traş makinesi sahibiyseniz, kişisel bakım konusunda artık berberlere muhtaç kalmayacağını fark edeceksiniz.

Islak tıraş makineleri, şarj olarak çalışıyorlar ve isterseniz duşun altında, ıslak ortamda bile rahatça tıraş olabiliyorsunuz. Bazı tıraş makineleri ise içinde kendi yumuşatıcı kapsüllerini barındırıyor ve bu yumuşatıcı tıraş makinesinin başından cildin üzerine akarak sakalları yumuşattığı gibi bıçakların da kayganlaşmasını sağlıyor. Böylece “sinek kaydı” tıraş da mümkün oluyor.

Dilerseniz bu tıraş makinelerini, seyahat çantanızda taşıyıp, otelinizde veya misafir kaldığını yerde de rahatça kullanabilirsiniz. Özellikle, sık seyahat iş adamları için, tıraş makinelerinin vazgeçilmez olduğunu unutmamak lazım. Eğer iş dünyasına yeni atılıyorsanız ve coronavirüs salgını geçtikten sonra açılacak seyahat olanaklarıyla, uzun iş gezilerine çıkmak için hazırlanıyorsanız, bu küçük detayı da hatırlatmış olalım. Tıraş makineleri iyi bir iş seyahati için olmazsa olmazdır.

TEMPO

Diğer Yazılar

Önce Obje Vardı MAYIS 2016

Zamanın ötesinde bir modacı: André Courrèges

1960’ların ‘Uzay Yarışı’ çılgınlığını modaya taşıdı, henüz Ay'a çıkılmamışken 1964’te ‘Moon Girl’ adlı bir koleksiyon hazırlayarak o günün kadınını gelecekle tanıştırdı. André Courrèges, mini eteği de kadınların günlük hayatına sokan önemli vizyonerlerden. Peki markası, bugün genç tasarımcılarla, eski pırıltılı günlerine geri dönebilecek mi?

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı EKİM 2016

Hillary Rodham Clinton: “Hoş geldiniz sayın başkan” diyebilir miyiz?

Bu sorunun yanıtını, gelecek ay yapılacak Amerikan başkanlık seçimlerinin sonucunda alacağız. Son anketlere bakılırsa yanıt, Hillary Clinton’ın sağlığıyla ilgili çıkan olumsuz haberlere karşın “Evet.” Hıllary ClInton başkan seçilirse, ABD’nin ilk kadın başkanı olmakla kalmayacak, Beyaz Saray konusunda ilk kez bu kadar tecrübeli bir isim de başa geçmiş olacak. Emekli Büyükelçi Yalım Eralp, Hillary Clinton’ı mercek altına aldı.

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı OCAK 2016

Vera’nın anlattığı Nâzım Hikmet

Nâzım Hikmet’i doğumunun 114’üncü yıldönümünde yönetmen ve senarist Ali Özgentürk’ün çok özel bir söyleşisiyle anıyoruz. Özgentürk’ün 1988 yılında, şairin son eşi Vera ile Moskova’da yaptığı ve hiç yayımlanmamış bu söyleşi, Nâzım Hikmet’in günlük hayatından pek çok hatırayı gün yüzüne çıkarıyor. Hız tutkusundan aşçılık merakına, Moskova’da en sevdiği yerden köy ve şehir hayatına dair düşüncelerine pek çok samimi not, Nâzım’ı salt insan tarafıyla günümüze taşıyor.

DEVAMINI OKU